Süleymaniye Üniversitesi'nde Öğretim Görevlisi ve Halepçe Soykırımı Kolektif Hafıza Projesi Direktörü Dr. Hewraman Kerîm tarafından organize edilen bu atölye, anıt mekânlarının barış inşasındaki hayati rolünü keşfe çıkarak, hatırlama mekânlarının kolektif travmayı nasıl toplumsal barışın temellerine dönüştürebileceğini inceliyor. İşlenmemiş belleğin çoğu zaman yinelenen şiddet döngülerine yol açtığı anlayışından hareketle atölye, anıtların unutuşa karşı panzehir, kolektif travmayı "işleme" alanı, onarıcı adalet araçları ve kapsayıcı kimlikleri besleyen platformlar olarak nasıl işlev gördüğünü sorgulayacak. Katılımcılar, anıtların bu hedeflere —acının kabulü ve onaylanması, tefekkür ve empati alanları yaratılması, eleştirel tarih öğretimi ve diyalog platformu olarak işlev görmesi— yoluyla nasıl ulaştığı mekanizmalarını eleştirel biçimde inceleyecek. Atölye, özellikle Türkiye ve Kürdistan'daki anıtlara odaklanarak bunların kolektif belleği şekillendirme ve barış inşasına katkıda bulunma potansiyelini değerlendirirken, hatırlamadan uzlaşmaya uzanan yolda içkin olan zorlukları ve karmaşıklıkları da göz önünde bulunduracak.
Önerilen atölye, katılımcıları üç düzeyde somut çıktı aracılığıyla gözlemci ya da ziyaretçi konumundan çıkararak, bellek politikalarında bilgi sahibi, eleştirel aktörler haline getirmeyi hedefliyor. Bilişsel ve analitik düzeyde katılımcılar, mevcut anıt mekânlarına gömülü politik anlatıları eleştirel biçimde çözümleme yetisi kazanacak—kimin hikâyesinin anlatıldığını, kimin sessizleştirildiğini ve bu anlatıların hangi politik hedeflere hizmet ettiğini tespit etmeyi öğrenirken—anıtların toplumsal bölünmeleri derinleştirmek ya da kitlesel şiddet koşullarını beslemek için nasıl araçsallaştırılabileceğine ve yüzeysel "karanlık turizm" ile anlamlı düşünsel temas arasındaki ayrımı nasıl yapacaklarına dair incelikli bir anlayış geliştirecek. Pratik ve stratejik düzeyde katılımcılar, anıt tasarımı ve yönetimi için etik ilkeleri birlikte geliştirecek, tartışmalı tarih etrafında zorlu diyalogları yönetmek için kolaylaştırma teknikleri öğrenecek ve anıtların politize edilmiş kötüye kullanımına karşı stratejiler edinecek—böylece iyileştiren, bölmeyen anıtlar yaratmak ya da savunmak için somut araçlarla donanacaklar. Ağ ve savunuculuk düzeyinde atölye, sorumlu bellek politikalarına bağlı politika yapıcılar, küratörler, eğitimciler ve STK çalışanlarından oluşan sektörler arası bir ağ kuracak; bağlama özgü proje fikirleri ve savunuculuk kampanyaları üretecek, böylece tarihsel hakikati kolektif biçimde koruyabilecek, uzlaşmayı teşvik edebilecek ve manipülatif anlatılara karşı demokratik özgürlüğü savunabilecek dirençli bir uygulayıcı ekosistemi yaratacak.
Dil: Kürtçe (Kurmancî ve Soranî) ve İngilizce
Katılım: Bu atölye herkese açık olmakla birlikte özellikle anıt mekânları üzerine çalışan sanatçı, akademisyen, araştırmacı ve STK çalışanlarının katılımı için tasarlanmıştır.
Kontenjan: 20 kişi